Kırk Yıl Mikrofon, Kır Beş Yıl Fırça Tutan Eller: Gönül Akın
Gönül Akın \\ Söyleşi: Semra Sancak

TRT Ankara Radyosu ve Televizyonu’ nda kırk yıl billur sesiyle gönüllere taht kuran bir ses sanatçısı ve daha eskilerden  başlayarak  kırk  beş yıldır resim yapan bir ressam olarak konuğumuz olan Gönül Akın, nisan ayında Cumhuriyet Kültür Merkezi’ nde gelirin tamamını Cumhuriyet Kadınları Derneği’ ne bağışladığı bir sergi ile de sanatseverlerin büyük ilgi ve beğenisini topladı.

Ankara Devlet Konservatuvarı’ nda ve Ankara Kız Lisesi’ nde öğrenciliğiniz olduğunu ayrıca Maryland Üniversitesi’ nde resim eğitimi aldığınızı biliyoruz…  Öncelikle çocukluğumuzdan beri tanıdığımız büyük sanatçı Gönül Akın’ ın müzik yaşamı nasıl başladı, bizimle paylaşır mısınız?
Müzik yaşamım  ilk olarak keman dersiyle başladı.  Sonra piyano ile devam etti.  Şimdi de lavta çalmasını öğreniyorum. Okulda iken müzik kraliçesi seçilmiştim. Sesimin güzel olduğunu bir tek öğretmenim bilmiyordu.  O da radyoya girince benden  özür dilemişti ve “ Seni anlayamadım,  kusura bakma, yanıldım…”  demişti.

TRT Ankara Radyosu ve Televizyonu’ ndan hayatınızda iz bırakan, sizi yetiştiren hocalarınız, sanatçı arkadaşlarınız kimlerdi?  Birlikte bir nostalji yolculuğuna ne dersiniz?
Ankara Radyosu’ na birincilikle girdim. Sicil numaram  1’ dir.  Hocalarım (öğretmenlerim) dan çook şey öğrendim.  En başta Kanuni  Necdet Varol, Muzaffer İlkar   ve Ruşen Kam sırayla öğretmenim oldular.  Ve diğerleri.

Resim yaşamınız nasıl başladı, sizi resme teşvik eden isimler oldu mu? Yoksa şartlarınızı siz mi oluşturdunuz?
Resim yaşamım nasıl mı başladı? Annemin çalıştığı yerde bir ressam varmış. O bir sulu boya resim hediye etmişti.  ( Arif  İsfendiyaroğlu )   O resmi benim başucuma astılar ve gece gündüz o resme baktım.   Hiçbir resim bilgim yoktu.  Bir gün Çubuk Barajı’ ndan  dönerken  iğde ağaçlarının arkasında batan güneş beni çok etkiledi... Hemen boya alıp o anı tespit etmek istedim. Kendi başıma olmuyordu. Merhum ressam  Nüzhet İslimyeli ve Eşref  Üren bana çok yardım ettiler… Bilhassa  Nüzhet  İslimyeli’ nin kontrolu altında  resim yapmaya başladım. Sonra o beni Eşref  Üren’e gönderdi.   O  da  Türk- Amerikan Derneği’ ndeki   Lütfü Günay   atölyesine… Yıllar geçti... Çok şanslıyım ki o dönemlerin en iyi ve en meşhur öğretmenleriyle çalıştım. Sonraları renkler için yine renkçi ressamlarla, önce Cihangir Vefa Öztürk ve daha sonra Haluk Evitan ile  bir zaman çalıştım.

Amerika seyahatlerinizin sıklığını biliriz… Orada da resim çalışmalarınız devam ediyor mu?
Artık Amerika’ ya gitmiyorum. Torunumu büyüttüm. Bir tek atölyem Ankara’ da evimin bir odasındadır.

Sanatın iki dalı  olan  müzik ve resimde profesyonel isim yapmış bir kişi olarak, yaşamınızdaki öncelik ve önemlerinden bahseder misiniz?
Yaşamımdaki  öncelik şu anda ve bundan sonra sadece  “resim” dir...

Şarkı söylerken ve resim yaparken kendinizi nasıl hissedersiniz?
Resim yaparken müthiş duygulanıyorum ve heyecanlanıyorum.

Yurt içi ve yurt dışında üyesi olduğunuz dernek ve kuruluşlar hangileridir?
Yurt dışında Washington  Ressamlar Derneği’ nin ve merkezi Belçika’ da olan UFACSI diye anılan Ressamlar Derneği üyesiyim. Türkiye’ de Cumhuriyet Kadınları Derneği dışında,  resimle ilgili İzmir Serbest Sanatçılar Derneği (Sesan) üyesiyim.

Sergilerinizden bahseder misiniz?
ABD Maryland Üniversitesi’ nde resim kurslarına devam edip, orada sergilere katılmıştım. Katılım ödülü ve sertifikaları aldım. Bugüne kadar  20 sergi açtım… Yurt içi, Avrupa ve ABD’ deki koleksiyonlarda eserlerim vardır. Nisan ayı sonunda Cumhuriyet Kültür Merkezi’ nde Cumhuriyet Kadınları Derneği’ ne gelirin tamamı bağışlanmak üzere bir sergi gerçekleştirdim… Derneğime katkı sağladığım için çok mutluyum…  Resim çalışmalarıma aralıksız devam ediyorum… Amerika’ da sergi açma hazırlıkları içindeyim, bağlantılarım sürüyor.

Renkleriniz hiç solmasın... Bu güzel söyleşi için teşekkürler.
Ben teşekkür ederim.