Bir Sergimin Daha Ardından “Çingene Kız Mozaik Portresi ve Sanatın Dostları”
Önder Aydın

"Gaziantep dünyanın en büyük mozaik müzesine sahipti ve müzenin baş konuğu ise Zeugma antik kentinden çıkarılan “Toprak Ana Gaia Mozaiği (Çingene Kız Portresi) idi. Bu mozaik portre kazıda üst dudağına kadar sağlam kalmış, yarım bir yüz biçimindeydi. Aklımdan geçen ise herkesin ilgi odağı olan bu yüzü pentürde tamamlamaktı. Sonunda tamamladım"

“Aslı Özen” adını plastik sanatlarla ilgilenen çoğu insan bilir. Gaziantep’ te yaşayan bir sanat eğitimcisi, ressam ve Sanko Sanat Galerisi’ nin sanat danışmanıdır. İki yıl önce Gaziantep’te Uluslararası Ressamlar Çalıştayı’ nı gerçekleştirmenin yanında, her yıl Sanko Sanat Galerisi’nde pek çok nitelikli serginin açılmasını da sağlamıştır.

2011 yılında Gaziantep’ te sergi açmam için öneride bulunduğunda işlerimin yoğunluğunu düşünerek kısa bir tereddüt yaşamıştım. Ama Gaziantep bir sanat ve kültür şehriydi. Kentte bulunan dünyanın en büyük mozaik müzesi içindeki eserlerle dünyanın dikkatini buraya çekmeye yetmiş ve artmıştı bile. Sanayileşmenin kentleri olumlu anlamda nasıl etkileyip değiştirdiğine dair çok önemli bir örnekti. Hem sanayileşme hem de sanatsal ve kültürel alandaki bu kabuk değişiminde Sanko Holding’ in inanılmaz bir katkısı vardı. Tüm bunları düşünerek Aslı Özen Hanım’ a verdiğim yanıt “Elbette sergi açarım…” biçimindeydi.

Yaşadığınız bir kentin dışında başka bir yerde resim sergisi açmak çok yorucu, masraflı ve nakliyede meydana gelebilecek sorunlar nedeniyle de belli riskler taşıyan bir durumdu. Ama beni bekleyen çok hoş gelişmelerin bir yıl öncesinden farkında olamazdım. Ve 13 Nisan -10 Mayıs 2012 tarihleri arasında büyük boyutlu resimlerimle sergiyi açmayı planlamıştım.

Benim resimlerimin temel konusu, çıkış noktası 12 bin yıllık “Anadolu Uygarlıkları”dır. Bu topraklarda bilinen kat kat, üst üste 42 adet uygarlık saptanmıştır. Anadolu’ nun neresini kazsanız farklı yüzyıl ve bin yıllara ait eşsiz örneklere rastlarsınız. Sanat ve kültür insanları için de bulunmaz bir hazinedir. Ancak Batılıların toplumumuz ve sanat camiamız üzerinde yaratmaya çalıştığı ve kimi zaman da oluşmasını başardığı aşağılık duygusu bir türlü silinip atılamadığı için, Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel hazinelerinin pek de kimse farkında olmaz. Dünyanın en eski seramik örneklerini Anadolu’da nereyi kazsanız bulursunuz; ama seramik sanatçılarımız Kuzey Avrupa’ dan esinlenir. Dünyanın ilk heykel okulu Gaziantep’ te Yasemek’ tedir; ama ülkemizde yapılan heykellerin düşünce kaynağı Batı’ dır. “Anadolu Uygarlıkları” nın mirasçısı hangi ülke olsa, dünya uygarlığının başlangıç yeri kabul edilir ve turizm ile zengin olurdu. Oysa bu miras yıllarca reddedildi. Batı’ dan aldığımız yanıt da şu oldu: “Bu topraklarda siz işgalcisiniz, Orta Asya’ya gidin…” Sonuçta sarayca verilen izin ile yapılan kazılar, kaçak kazılar bu toprakların yağmalanması sonucunu doğurdu. Anadolu’ dan kaçırılıp çalınan ve yurt dışındaki müzeleri dolduran eser sayısı 80.000 dir.Yurt dışına kaçırılıp hala oradaki resmi ve özel müzelerde sergilenen eserlerin en önemli örneklerinden birisi de Gaziantep Zeugma antik yerleşim yerinden çalınıp götürülen dünya güzeli mozaiklerdir. Şimdi dünyanın en büyük mozaik müzesi unvanını alan Gaziantep Mozaik Müzesi’ nde bir duvardaki dev ölçülerdeki Dionysos mozaiğinin (7.60mx3.80m.) büyük bir bölümü Amerika’ dadır. Müzede bu mozaiğin üzerine Amerika’da bulunan büyük parçanın görüntüsü yansıtılarak mozaik eksiksizmiş gibi bir görüntü ile sunulmaktadır.

Kafamda tüm bu düşüncelerin etkisiyle sergim için tasarladığım, Türkiye’de ve dünyada hiç yapılmamış özel bir proje örneği vardı. Gaziantep dünyanın en büyük mozaik müzesine sahipti ve müzenin baş konuğu ise Zeugma antik kentinden çıkarılan “Toprak Ana Gaia Mozaiği (Çingene Kız Portresi) idi. Bu mozaik portre kazıda üst dudağına kadar sağlam kalmış, yarım bir yüz biçimindeydi. Aklımdan geçen ise herkesin ilgi odağı olan bu yüzü pentürde tamamlamaktı. Sonunda tamamladım. Boynu dahil tüm yüzü titiz bir inceleme sonucu tamamına yakın bir gerçeklikte bitirdim. Bunun çok önemli başka bir anlamı daha vardı. Tuval üzerinde boya tekniği ile mozaiklerin taş görünümünde resim içinde kullanılması yöntemi sadece bana aitti. Ülkemizde ve dünyada bu tekniği kullanan hiçbir ressam olmadı ve tektim.”

Bu yolla eksik olan tüm mozaik resimler tamamlanabilecekti. 120x90 cm boyutlarındaki bu yapıt anavatanı Gaziantep’e gitmeye hazırdı. Türkiye’ nin “Mona Lisa’sı” kabul edilen portre, gitmeden iki gün önce basında “Çingene Kız’a yüz nakli” yapıldı başlığı ile haber oldu.

Sanko Sanat Galerisi’ nin kendimi ayrıcalıklı ve çok özel hissetmemi sağlayacak ilgisi de başlamıştı. Bir sanatçıya gösterilebilecek ilgi, saygı ve sevginin en güzel ve en duygusal örneklerini sundular. Ülkemizdeki “ticari sanat camiası” sergi açacağı ressam ve heykeltıraşların sergilerinden ne kadar kar edebileceğini hesaplarken, Sanko Sanat Galerisi sanatçıya “Ne verebilirim” in kaygısındaydı. Zira tablolarımın atölyemden alınıp, sergi sonrasında kalanların atölyeme iadesi, yapacağımız seyahatlerde uçak biletlerinin ve ağırlamak istedikleri beş yıldızlı otelin giderlerini karşılama istekleri sanata ve sanatçıya verdikleri değer için önemli göstergelerdi. 12 Nisan 2012 saat 23.00’ te kalkan uçakta yerlerimizi aldığımızda bizi Gaziantep Havaalanı’nda bekleyen diğer bir sürpriz de konukları için dizayn edilmiş, kentte kaldığımız sürece bize tahsis edilmiş özel bir minibüs ve şoförüydü.

Aslında olan şuydu, bize sunulanlar bizden giden talepler değildi. Buna rağmen Sanko Sanat Galerisi sanatçıya ve sanata kendiliğinden özen ve ilgi gösteriyordu. Bu çok önemliydi. 13 Nisan Cuma günü Sanko Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Sayın Adil Sani Konukoğlu’ nun öğle yemeğindeki konuklarıydık. Sergimin içeriği ve benim sanatçı kişiliğim hakkında daha Gaziantep’e gitmeden yerel basın haberlerini yapmıştı bile... Sanko Sanat Galerisi bildiğimiz hemen tüm sanat galerilerinden çok daha büyük ve çok daha fazla izleyici potansiyeline sahipti. Çünkü devasa AVM içinde, 3. katta ve 12 saat açık bir galeriydi. Akşam sergimin açılış saatinde sanatseverler yavaş yavaş gelmeye başladılar. Sayın Jülide ve Adil Sani Konukoğlu çifti, Şehit Kamil Kaymakamı, İl Kültür ve Turizm Müdürü, Zeugma Mozaik Müzesi Müdürü, Sanko Okulları Genel Müdürü, üniversite öğretim üyeleri, Güzel Sanatlar Lisesi Öğretmen ve onlarca öğrencisi ile sanatsever Gaziantep halkı serginin açılış konuklarıydı. Mozaikleri taşlardan oluşturulmuş biçimiyle müzede görmeye alışmış olan insanların, tuval üstünde boyalarla mozaik havasının yaratılmasına olan ilgisi görülmeye değerdi doğrusu. Çingene Kız Mozaik portre tablom Sanko ailesinin sanat kolleksiyonlarından birisi oldu. Biliyorum ki artık Gaziantep’te iki adet Çingene Kız Mozaiği var. Birisi yarım yüzüyle ve taşlardan oluşturulmuş görünümüyle müzede, diğeri ise tuvalde eksiksiz tamamlanmış yüzüyle Sanko Ailesi sanat kolleksiyonunda.

Gaziantep’te Sanko Sanat Galerisi seçkin sanatçıların sergi açmak için sırada bekledikleri bir mekan oldu. Sanata ve sanatçıya çoktan hak ettiği değerin en güzelini veren bu kurumun yaklaşımı , umarız ki diğer tüm seçkin kuruluşlarca da örnek alınır.